Berkin Elvan elinde belge olmadan ekmek almak için evden çıktığında, takvimler 16 haziran 2013 tarihini gösteriyordu.

O sabah, polisin attığı gaz fişeği ile başından vuruldu. Ağır yaralandı. Ölüme 269 gün direndi. Cenazesini milyonlarca insan omuzladı.

Berkin Elvan vurulduğundan bugüne neredeyse iki yıl geçti. O günden buyana, “Berkin Elvan çin adalet” talep edildi. Ama dava bile açılmadı. Katilleri açığa çıkartılıp yargılanmadı. Talimatı veren kadar, katilleri de sabitken hem de…

“Berkin Elvan için adalet” talep etmek için neler yapılmadı ki… Suç duyurusu dilekçelerinden sayısız hukuki girişime… basın açıklamalarından sayısız gösteriye… okul işgallerinden boykotlara… pankart açmaktan afişlere… adına türkü yakmaktan verilen konserlere… 3 milyon insanın cenazesini sahiplenmesinden ölüm yıldönümüne ülke ve dünyanın değişik yerlerinden adalet talep edilmesine… internet dünyasındaki sayısız etkinlikten hapishanelerde açlık grevleri yapılmasına… kimi gazetecilerin köşe yazılarında ve TV programlarında adalet istemelerinden sanatçıların “Berkin İçin Adalet” çağrısı yapmasına …

“Berkin Elvan İçin Adalet” talebiyle dilekçeden gösteriye hertürlü hak hukuk yolu denendi. Çalınmadık kapı, duyrulmadık kulak kalmadı. Sağır sultan bile duydu. Devlet, hükümet ve müktedir zevat ise duymazdan geldi. Mevcut yasaların bile gereği yapılmadı. Bunun yerine “Berkin için adalet” isteyen herkese saldırıldı. İşten, okuldan atıldılar, tutuklandılar. Adalet talebi baskıyla ezilmek istendi. Anısına, annesine, sevenlerine hakaret edildi…

Şimdi siz söyleyin; Köroğlu ne yapsın? Söyleyin Demirci Kawa ne yapsın? Dayatılan adaletsizliği sineye mi çeksin? Söyleyin; terör nedir, terörist kimdir? Bu düzende adalet var mı? Nerde bulunur, neye benzer?

Hiç unutulmasın ki, devrimciler adaletsizliğe boyun eymezler, halk çocuklarının hesabı devrimcilerin onurudur. Faşizme çiğnetilmez.

Ve hayat sorar: Terör nedir, terörist kimdir?

Farklı kaygılarla bu soruya doğru cevap vermeyenler olsa da, geçerli ve gerçek olan daima tarihin cevabıdır.

Söyleyin Köroğlu ne yapsın?

Bu soruya tarihin bir cevabı vardır:

“Köroğluyum kayaları yararım

Halkın kılıcıyım hakkı ararım

Şahtan padişahtan hesap sorarım

Uykudan uyanan katılır bana.”

(Köroğlu/1581)

Bilinir, halk denilen bilge, Köroğlu için “öldü” demez de “kırklara karıştı” der. Ki adaletsizlikle kuşatılınca, Köroğlu yetişsin diye. Öyle de olur, yetişir.Köroğlu fedasını kuşanıp, kıratını zalimin üstüne kaldırır.

Bin yerinden vurulsa da, gömülse de kara toprağa, Köroğlu her defasında yeniden ve yeniden doğar halkın yüreğinde…