Boran Yayınevi’nden çıkan “Düzen Çürütür Devrim Yaşatır” kitabı gerçek bir hayat hikayesini anlatıyor. Kitapta anlatılan sıradışı bir hayat hikayesi değil belki ama düzen içinde yozlaştırılmış̧ bir hayatın yepyeni bir hayata nasıl adım adım yaklaştığını gözler önüne seriyor.
Köyünden kalkıp İstanbul’a gelmiş̧ ve uyuşturucuya bulaşmış̧ yoksul bir gençtir Ali. Ali’nin düşe kalka da olsa yoz bir hayattan devrimci bir hayata geçişini anlatıyor kitap. Bir kısmımız televizyonlarda izlediğimiz “Uyuşturucu madde kullanımından öldü” haberlerine üzülmüş̧, bir kısmımız sokakta görüp şaşırmış̧, bir kısmımız ise bir yakınımızın bağımlı olmasıyla beraber çok daha yakından tanımışızdır bu illeti. Ali’nin hayat hikayesi, uyuşturucunun, “benim işim olmaz” diyene bile çok yakın ve bir o kadar da herkesin kurtulabileceğini gösteren bir örnek.
Uyuşturucu, halkları sömüren, açlığa sefalete mecbur bırakan bu düzenin bekasını sağlamak için bulunmaz bir nimettir. Uyuşturucu kullanımı AKP iktidarı döneminde kat be kat artmıştır. Birkaç yıl öncesine kadar sadece zenginlerin ulaşabildiği bonzai, Artık neredeyse sigara kullanımı kadar yaygın. Tüm ülkeyi saran uyuşturucu çetelerinin tamamı ya polise bağlı çalışıyor, ya da doğrudan polisler içlerinde yer alıyorlar. İlkokul önlerine kadar uyuşturucu satıyorlar. Önce bedava dağıtıp bağımlı yapıyor, sonra hem halkın sağlığını hem cebindeki üç kuruş̧ parayı, hem de gelecek umutlarını çalıyorlar. Beyinleri dumanlı hale getirilen halkımızın, sömürü düzenine karşı direnmeyeceğini hesap ediyorlar. Uyuşturucu, sömürü düzeninin devamı için yaygınlaştırılıyor. Bu nedenle yozlaşmaya karşı mücadele, devrimcileşme sürecidir de.ekimkasim2015
Uyuşturucuyla karartılan binlerce hayat ne olacak? Bu ülkenin devrimcileri, düzenin çarkları arasında yozlaşan, düşünemez hale gelen yoksul halk çocuklarına sırtlarını mı dönecekler? Elbette hayır. Düzenin insanlıktan çıkardığı halk çocuklarına, kendilerini bu hale getiren düzene karşı savaşmayı öğretiyor devrimciler.
Uyuşturucu sorunu halk için ne kadar can yakıcı bir sorunsa, devrimciler de bu sorunu o kadar ciddi ele aldılar. Örgütlü olunan mahallelerde yozlaşmaya karşı kampanyalar yürütüldü. Bu kampanyalar sırasında polisin ve çetelerin saldırılarına uğradılar. Devrimciler, mahallelerinde uyuşturucu satıcılarına izin vermedikleri için tutuklandılar. Devrimciler ise bu yozlaştırma saldırısına karşı cevapsız kalmadılar, kendi alternatiflerini yarattılar. Örneğin; Hasan Ferit Gedik Uyuşturucuya Karşı Savaş̧ ve Kurtuluş̧ Merkezi, Gazi Halk Meclisi tarafından belediyeye ait eski bir nikah salonu işgal edilerek kuruldu ve bugün hala uyuşturucunun zehirlediği onlarca genci tedavi ediyor.
Düzenin çürüttüğü, beyinlerini çaldığı insanlarımızın kurtuluşu, bu düzeni ortadan kaldırmakla olacaktır. Uyuşturucu bağımlılığından kurtulmak; tıbbi, teknik bir sorun değil, düzenin değiştirilmesi sorunudur.
Savaş̧ ve Kurtuluş̧ Merkezi’ne adını veren Hasan Ferit Gedik, 7 Ekim 2013 tarihinde Gülsuyu’nda uyuşturucu çetelerinin yoldaşlarına saldırdığını duyunca, yaşadığı Küçük Armutlu mahallesinden çıkıp hiç düşünmeden Gülsuyu’na koştu ve burada çetecilerin açtığı ateş̧ sonucu kafasından yaralanarak, kaldırıldığı hastanede şehit düştü.
Kitabın son sayfalarında yer alan fotoğraf albümünde Hasan Ferit Gedik ve onun adına açılan Savaş ve Kurtuluş Merkezi’nin fotoğrafları yer alıyor. Bu fotoğraflarda gördüğünüz faaliyetler sayesinde bugüne kadar onlarca bağımlı kurtuldu.
Kitapta hikayesi anlatılan Ali gibi binlerce Ali var. Ve Ali gibi binlercesi kavganın içinde arınıp yeni insana ulaşacak.

İlgili Yazılar