Zafer Diper’in yeni oyunu “Eski ve Yeni Tüfekler”i Kadıköy Barış Manço’da izledik. Davetli olarak gittiğimiz oyunda Zafer Diper’i neredeyse iki yıl sonra görüyordum sahnede aynı zamanda iki yıl tutsak kalmış bir Tavır yazarı ve tiyatro oyuncusu olarak kendisini yine bıraktığım yerde sahnede bulmuştum. Aklıma tutsakken mahkeme heyetine okuduğumuz söz geldi:

“Sahnede değilsek eğer sanık sandalyesindeyizdir”

Zafer Diper sahnedeydi. Biz de Sanık sandalyesinden henüz inmiştik… Belli mi olur belki o da yarın sanık sandalyesinde olacaktı. Öyle ya sanatçıların bulunması gereken iki yer vardı. Ya sahne ya da sanık sandalyesi. Ödeneği kesilen özel tiyatrolardan biriydi Bizim Tiyatro. Sanatın her türüne düşman anlayış onun da muhalif yanına göz dikmiş ve ödeneğini keserek engellemeye çalışmıştı.

Zafer Diper Tavır’ı sürekli takip eder oyun değerlendirmelerini ciddiye alırdı. Katılmadığı konuları canhıraş tartışırdı.

Tanışıklığımız boyunca çok oyununu izlemiş, Tavır’ın sayfalarına yazmıştık. Kendisiyle neredeyse yıllara varan anılarımız tarihimiz vardı.

Yanımızda bulunan iki genç arkadaşla birlikte oyununu izlemek için Kadıköy Barış Manço’ya vardık. Apar topar yerleşmeye çalışırken oyun başladı. Zafer Diper ve oğlu Memetcan Diper sahnedeydi.

Eski ve Yeni Tüfekler, biraz farklı bir oyundu. Zafer Diper bu oyununda alışılan tiyatro biçiminin dışında bir çıkarmış. Genç bir öğrencinin ödev konferansına konu olarak eski ve yeni tüfekleri tercih etmesi üzerine hocasıyla birlikte bu konferansın provasını alışını izledik oyun boyunca. Tek perdelik oyunda aslında kendimizi, şiirin, belgeselin olduğu bir konferansın içerisin de buluyoruz. Mustafa Suphi’lerden, Mihri Belli’lere, Sacco ve Vanzetti’den, Rosenberglere, Deniz’lerden Gezi’ye kadar birçok tarihsel kişi, olay ve süre- ci bir konferanstaymışçasına izliyoruz, dinliyoruz zaman zaman şiirle, zaman zaman belgesel görüntülerle…

Oyun sonrasında hep yaptığımız gibi kulise gittik. İki yıl sonra ilk karşılaşmaydı ve anılarımız döküldü ortaya. Bizim Tiyatro ile Tavır dergisinin organize ettiği “Ölüm Uykudaydı” isimli oyunu polisin trajikomik yasaklama girişimini konuştuk yine… Zafer Diper’le neden böyle bir tarzı ve bu konuyu tercih ettiği üzerine bir sohbette bulunduk. Zafer Diper daha evvelinden Ulrike ve Che, Hamlet gibi oyunların yönetmeni aynı zamanda. Diper, oyunu çıkarmaktaki temel amacının oyunda ismi geçen, anlatılan kişilerin genç kuşaklarca tanınmamasından dolayı onları tanıtmak için böyle bir yöntemi tercih ettiğini söyledi.

Her şeyin yozlaştırıldığı, içinin boşaltıldığı günümüzde gerçek bilgilerin insanlara ulaşması çok önemliydi. Bunu oyun yoluyla başarırken aynı zamanda oyun içinde bir seminer sunuyor izleyenlere. Oyun biçiminde eğlenceli bir halde sunulan bilgiler de akılda kalıcı oluyor.

Bir öğrenci ve hocanın konferans provasını ve böyle bir konferansı tercih ettiği için öğrencinin başına gelenleri aktaran Eski ve Yeni Tüfekler, Türkiye ve dünyanın ilerici aydın insanlarını tanımak ya da hafıza tazelemek için gidilebilecek, görülebilecek bir oyun.

Kuliste bir röportaj sırasındaydı gittiğimizde. Tavırcıları görünce sevindi ve Tavır’ın sayfalarında bu oyunun çıkmasının önemine değindi. Evet dedik bizden bir oyun, bizi anlatıyor ve bu oyun yoksul mahallelere gitmeli. Mahallelerimizin derme çatma salonlarında oynanmalı halka ulaşmalı. Çünkü bizden, ve bizi anlatıyor.