Televizyonda, Doğuş Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ferit Şahenk’in, babası Ayhan Şahenk adına yaptırdığı fakülte- nin açılış töreninde, “Girişimcilik ve Lider- lik” hakkındaki konuşmasını dinliyoruz. Gençlere, “İçinizdeki girişimci ruhun ha- yal kurmasına, iyi analiz yapmasına, iyi takım oluşturmasına ve kendinize şans vermesine imkan tanıyın.” diyor.

“Girişimcilik idealliktir, değişimdir. Bun- lar hep günümüzde yaşadığımız şeyler. Girişimci olmak için lider olmak için illa bir işadamı, bir akademisyen ve bir dev- let büyüğü olmak gerekmiyor. Bu aslın- da insanların içinde olan bir şey. Girişim- ci aslında çok büyük risk alan, cesaretli olması gereken o güne kadar yapılma- yanı yapan, o güne kadar karşı durula- nı belki yanlış yapılanı düzelten daha iyi bir hale getiren, pes etmeden yılmadan aynı idealle aynı hedef doğrultusunda çalışan ama bunu sadece kalben değil aklını da kullanarak plan program ana- lizlerine bakarak dünya nereye gidiyor ben bunu burada yapabilirim bunun ör- nekleri var mı, onlara da bakarak mem- leketinde gerçekleştiren aslında bir ça- lışandır.” diyor… Not ediyoruz tüm bu sözleri akıl defterimizin bir köşesine… Ne de olsa büyük iş adamları bunlar nasıl zengin olunur, nasıl girişimci olunur öğretiyorlar ya..

Sonra sokağa çıkıp kalabalığın içine ka- rışıyoruz. Arabaların önüne atlayıp cam silmek için uğraşan çocukları görüyoruz ışıklarda… İçimden diyorum ki hepsi ne kadar da girişimci… Hepsinin yüzünde

yorgunlukla bütünleşmiş bir gülümse- me var. İşte diyorum çocuk senin hatan “kalben” sevmek dünyayı ve insanları, daha 7-8 yaşında içine düştüğün şu dün- yayı“aklını da kullanarak plan program çı- kartarak”analiz edemeyişinden yoksullu- ğun… Ve ellerindeki çatlakların sebebi bu…

Yol devam ediyor… Bir sonraki ışıkta yaş- lı bir teyze… Gelmiş bilmem kaç yaşına, bu soğukta kışta mendil satıyor. Yüzünde- ki ifade tüm gün bizimle birlikte geziyor sanki. Girişimciliğin yüz ifadesi bu! Beli iki büklüm olmasına rağmen sokakta işte tey- zemiz, “pes etmeden yılmadan aynı ide- alle aynı hedef doğrultusunda çalışan”tey- zemiz o bizim… elindeki mendili satıp, kar- nını doyurma hırsı ve arzusu ondaki… İki lokma ekmek için bu kışa dayanmadaki ıs- rarı!

Otobüse biniyoruz sonra, yaşlı bir amca elinde bir poşet… İçinden eskimiş birkaç parça eşya çıkartıyor. Eşyaları çıkartan el- lerine bakıyorum… Elleri kara kara, kim bi- lir hangi yağın içinde kaldı günlerce… De- mir mi tuttu yoksa çekiç mi? Şimdi de bin- diği otobüste “İçinizdeki girişimci ruhun hayal kurmasına imkan tanıyın”cümlesin- den yola çıkarak elindeki o eski ayakkabı- ları satma isteğinde… Elindeki çantada sa- dece iki çift ayakkabı. Birine boya bulaş- mış. Bugün bir çift satarsa yetecek onun için. Dönüp anlatıyor gözlerimizin içine ba- karak, çocuk saflığıyla.“Bak yavrum, bun- lar ayakkabı. Geliyorum Levent’te satıyo- rum bunları. Kendim uğraşıyorum, her gün sabah erkenden böyle geliyorum.”diye an-

latıyor daha amca. Yaptığı işe inanıyor. Satmak istiyor o ayakkabıyı! O yaşına rağ- men istiyor bunu, belki yarın kalbi dura- cak çıkarken bir yokuşu ya da tükenive- recek nefesi… Çünkü, sadece yoksul halkımız adımlıyor o yokuşları, o ça- murlu yolları… Ölme yaşına gelmiş in- sanlarımız nasıl da girişimci hale getiril- miş değil mi? Sadece aç kalmamanın gi- rişimcilik telaşı bu her gün yaşanan.

Ferit Şahenk’lerin paçalarına hiçbir za- man bulaşmamıştır eminiz o çamurlar. Onların nefesleri kuş tüyü yastıklarda, te- miz bahar havalarında tükenir. O yüzden- dir zaten böyle çıkıp her yerde“biz şöy- le fakirdik ama sonunda böyle zengin ol- duk”yalanları.“Zenginliğimizin kaynağı girişimciliğimizde saklı” demeleri ve bunu halkımıza anlatıp aman şöyle ya- pın girişin işe, sıvayın kolları” demeleri kendi kirli yüzlerini örtme çabalarıdır.Yani televizyonda karşımıza çıkıp konuşan bu burjuvalar yalanın dik alasanı satmaya ça- lışıyor bize. Para vuruyor, kamyonlarla ta- şıyorlar, sömürüyor, kemiriyor, emiyor hal- kın kanını, zenginleştikçe zenginleşiyor biz fakirleştikçe, aç kaldıkça, yoksulluk çektikçe.

Bir yanda sokakta, yolda, otobüste kısa- cası yaşamın içinde gördüğümüz gerçek girişimciler; yoksul, emekçi namuslu halkımız… Diğer yanda lüks içinde ya- şayan bu namussuzlar. Göstereceğiz size de girişimci ruhu. Girişeceğiz tüm ca- nımızla, kanımızla ellerinizdekilere el koymak için, varlığınızı bütün yoksulla- ra dağıtmak için.

İlgili Yazılar