Mart, ayların en mertidir. Öyle değerler yüklüdür ki, sözcüklerin boynu büküktür anlatamayacakları için. Öyle yiğitler adını yazmıştır ki üzerine, dolaşır kartal kanat bu yüzden. Kibirden falan değil, burnu büyüklükten, hiç değil. Onurdandır. Kolay mı, Mahir ve dokuz can yoldaşı büyütür adını Mart’ın. 30’u dendi mi Mahir yürekliler kıpırdanır vatanın dört bir yanında. Duvarlar sloganlanır, diller türkülenir, gözler kinlenir. Kızıldere olur ’72’den bu yana Mart ve yürür eylem adımlarıyla geleceğe…
Mart, umuttur öte yandan. 30’unda aldı ya Mahir’i koynuna, bekletmedi çok onun yolundan yürüyenleri… Yine 30’unda bu kez umudun adını doğurdu bereketli karnından. Orak çekice verdi tekrardan sosyalizmin onurunu, sapsarı bir yıldızla da yoldaş verdi yanına. İkisi birlikte her ayın 30’unda dalgalanmaya bir başlar, gelip dururlar Çiftehavuzlar’da bir pencereye konuk olurlar Nisan’ın 17’sinde… Düşürürler Mahir yüreklilerin gözlerine, düşenlerin öfke kıvılcımlarını ve dahi umudun adını haykırmanın coşkusunu… Büyük bir sevdadırlar, her yıl daha fazla yüreğe konuk olur, bir daha da çıkmazlar oradan.
Mart, daha daha öyle bir şeylerdir ki, hangisini sayalım, emekçi kadınların direnişlerini mi, Gazi’nin katliama isyanla cevap vermesini mi, Kawa derler bir demircinin balyozla kral Dehak’ın beynini dağıtmasını mı, Beyazıt’ın parke taşlarına akan devrimcilerin kanlarını mı… hangisini? Mart hepsidir, hepsinden daha fazlası…
Mizanpaj bitmiş, sayfalar tamamlanmıştı… Tavır matbaaya gönderilmeye hazırdı ki, düştü haber internetten, TV kanallarından, telefonlardan yüreğimizin en sıcak yerine… Usta o güzel atlardan birine binmiş, çekip gitmişti o iyi insanların yanına. Şimdi “demirin tuncuna, insanın piçine” biz mi kaldık bir başımıza? İnce Memed’i yitirdik… Bu diyarın doğurup büyüttüğü en büyük söz ustasını, Yaşar Kemal’i kaybettik.
İnsan değerleriyle insandır. Öğrendikleriyle insanlaşır biraz da. Ondan çok şey öğrendi bu ülkenin halkları. Çukuru, Çukur’un sarı sıcağını, İnce’yi, ağaları, İnce gibi direnmeyi… Daha ne olsun? Sağolsun.
Şimdi yas değil, direnme zamanıdır. İnce Memedce… Zalime vurma zamanıdır. İnce Memedce… Berkin’in hesabını sorma zamanıdır… İnce Memedce…
Bir sonraki sayımızda buluşmak dileğiyle…
Dostlukla…