tavir 32-48_Sayfa_09Dişliler ve çarklar arasında yutulanların hikayesini veya başka bir deyişle günümüz gerçeğinin yaklaşık seksen yıl öncesini kendi zamanın çok ötesinde bir anlatımla bize ulaştıran asıl adı Sör Charles Spencer Chaplin olan ancak tüm dünyanın Charlie Chaplin olarak tanıdığı ve 1914 yılındaki “Kid Auto Races at Venice” filminde başrolde canlandırdığı melon şapkalı, bol pantolonlu, dar ceketli, kocaman ayakkabıları ve elinde bastonu ile kendine özgü bir yürüyüşü ile yarattığı “Şarlo” karakteri olarak bilinen Charlie Chaplin’in kapitalizm ve sistem eleştirisini çok başarılı bir şekilde gerçekleştirdiği filmin adıdır Modern Zamanlar.

Filmin açılış sahnesinde kullanılan imge filmin karakterinde önemli bir yer tutuyor. Koyunların sürü halinde hep beraber ağıllarına girmesi ile film başlıyor. Bu sahneye paralel olarak metro istasyonundan yine hep beraber çalıştıkları fabrikaya doğru yürüyen işçilerin görüntüsü belirmeye başlıyor. Bu sahnede tüm koyun sürüsünün içinde, beyaz koyunlar arasında sadece bir adet siyah koyun gözümüze çarpar. O siyah koyun aslında filmimizin kahramanı Şarlo’nun kendisidir.sarlo

Şarlo fabrikada diğer işçiler ile beraber ruh sağlığını ve  beden sağlığını bozacak derecede durmadan çalışan  bir fabrika işçisidir. Şarlo karakterinin yaşadıkları üzerinden filmin aslında anlatmak istediği, Sanayi devriminden sonra gelişen Kapitalizm ile beraber gerçekleşen makinalaşmanın, özellikle işçi sınıfı üzerindeki etkilerini, işçilerin gün geçtikçe yaşadığı ağırlaşan yaşam koşullarını, kapitalizmin yarattığı “öldürücü”, “insanlıktan çıkaran” koşullarını ve ayrıca yine bu sistemin toplumsal etkilerini, olumsuzluklarını  ilk andan itibaren çok güçlü bir şekilde gözler önüne seriyor. Şarlo’nun fabrikadaki görevi durmadan, bıkmadan, usanmadan başında bulunduğu makinanın şeridinden hızlı bir şekilde önünden geçen vidaları sıkmaktır. Makina’nın durmaması ve o vidaların sürekli olarak sıkılması gerekiyordur. Çünkü bir yandan burjuvazinin temsilcisi patron, diğer yandan patronun gözüne girmek isteyen ustabaşı tarafından sürekli talimatlar ve emirler verilmektedir. Bu vida sıkma işleminin “iş bölümü” olarak fabrikada o kadar çok üstünde durulmuştur ki, sürekliliği ve makinanın hızlılığı sonucunda oluşan sinir krizinden dolayı sokaktaki kadının palto düğmelerine kadar vidaya benzeyen her şeyi sıkmaya çalışmaya başlamıştır ve kendini akıl hastanesinde bulmuştur.

Kapitalizme ve yaşanan makineleşmeye karşı Charlie Chaplin’in eleştirilerinin belki de en büyük silahı ve en iyi uyguladığı yöntem olan mizah filmin önemli noktalarından biri. İşçilerin yemek yiyerek geçirdiği zaman kaybını önlemek isteyen patronların otomatik yemek yedirme makinası yapması filmde mizah ile iç içe geçmiş önemli sahnelerden biridir. Yine nasıl çalıştığını ve ne işe yaradığını bilmediği makinanın çarklarının arasına sıkışmasını içeren sahne de hem mizahi yönü hem politik eleştirisi ile önemlidir. ”yemek yemek icin durmayin. rakiplerinizin onunde durun! bellows beslenme makinesi ile artik yemek molalari ortadan kalkacak, üretim artacak, gideriniz azalacak.” Ayrıca bu eleştirilerin içinde en çok 1930’lu yıllarda Amerika’da yaşanan Büyük Buhran yer alıyor. Ve tabii Fordizm olarak nitelendirilen ve Amerika burjuvazisinin isimlerinden Ford markasının yaratıcısı Henry Ford tarafından yaratılan Üretim Bantı sistemine karşı eleştiride filmde yer almaktadır. 71GsvTvP9tL._SL1500_

Charlie Chaplin’nin özellikle üzerinde durduğu, yine filmin önemli bir noktası Devlet – Burjuvazi (Sermaye) arasındaki bağdır. Mizahi bir şekilde bunu en net olarak anlattığı sahne ise hiçbir şeyden habersiz Şarlo’nun  tesadüf eseri eline geçen bir kızıl bayrağı taşıması sonucunda işçilerin yaptığı eylemde tesadüfen kendini en önde bulması ve polisin eylemcilere müdahele etmesiyle de en sonunda kendini komünist bir lider olarak hapishanede bulmasıdır. Burada aslında vermek istediği mesaj, işçilerin hak aramasına karşı her koşulda polisin tahammülsüzlüğü ve burjuvazi ile birlikte olduğunu göstermesidir. Burada şunu belirtmek gerekir, film yayınlandığı zaman Almanya ve İtalya’da yasaklanmış, ABD’de ise filmin komünist propaganda yaptığı söylemlerinden dolayı çok düşük bir gişe yapmıştır.

Chaplin Sistemin sadece işçileri sömüren yönüne değil bunun ile birlikte insanların makinalaştıkça insani değerlerinden uzaklaştığının altını çizer. Bu değerler cesarettir,umuttur ve direnmedir. Filmde bunun örneklerinden biri sokakta yaşanan grev sırasında babası öldürülen  ve kendisi gibi yoksul bir genç kız olan Gamin ile beraber yaşadıklarıdır. Gamin ile Şarlo’nun bir anlamda yoksulluklarını paylaşmalarıdır. Gamin’in yoksulluklarından kaynaklı yaşadıkları birçok olaydan yılması ve bıkması, bir sürü badireler atlamaları sonucunda Şarlo’ya sorduğu “Bunca zahmete değer mi?” sorusuna verdiği cevapta vardır. “Gülümse umudunu kaybetme. Başaracağız.” İnsan ilişkilerine dair yine çarpıcı bir örnekte Gamin’in filmin sonunda Şarlo’nun çalıştıkları restorantta şarkı söylemesini istemesi ve şarkı sözlerini gömleğine yazması önemli bir yer. “Güzel bir kız ve yaşlı bir adam caddede flört ediyorlardı. Adam şişman ihtiyarın biriydi ama elmas yüzüğü kızın gözünü kamaştırdı.”

Filmin sonu ise kapitalizme ve yaşanan toplumsal dezanformasyona rağmen hiçbir şekilde umudunu kaybetmeyen ve yeni bir ufuğa doğru giden elele tutuşmuş Gamin ve Şarlo’nun yürüyüşü ile bitiyor.

Film dönemine göre 1.5 milyon dolarlık büyük bir bütçe ile çekilmiş. Ancak gişe de 1 milyon dolara ulaşabilmiş. Yine o dönem için 10 aylık gibi uzun bir dönemde çekilmiş. Kurgu öncesi 100 km uzunluğunda bir negatif film harcanmış. Filmin İlk senaryosunda sonunda Şarlo’nun sinir krizi geçirip hastahanede delirmesi ile bitirmeyi düşünmüş ancak sonra bundan vazgeçilmiş. Film de insanı hem gerilime sokan hem de eğlendiren meşhur paten sahnesinde ise yine dönemine göre değişik bir teknik kullanılmış. Şarlo’nun paten ile düşeceği yer olarak gösterilen alt katlar çizim ile yapılmış ve çekim ile gerçek bir hava yaratılmış. Filmin bir önemli yanı da Charlie Chaplin’nin filmin sonunda söylediği ve sözlerini bilerek uydurduğu şarkıyı söyleyerek ilk defa bir filmde sesi duyulmuştur. Charlie Chaplin’nin yaptığı son sessiz filmdir. Şarkının sözlerini uydurma sebebi ise Sesli Sinemaya karşı tepkisel olmasından kaynaklıdır. Hiç bir zaman sesli sinemayı benimsememiş aynı endüstrileşme ve makineleşmenin sinemada olmasından rahatsız olmuştur. Şarkının sözlerini uydurmasının sebebi bir tepki olarak görülüyor. Ayrıca Şarlo karakterinin de son filmidir. Daha sonra hiç bir filmde Şarlo karakteri ile yer almamıştır.

Künye

Yönetmen: Charlie Chaplin

Senaryo: Charlie Chaplin

Oyuncular: Charlie Chaplin, Paulette Goddard, Henry Bergman, Tiny Sandford, Chester Conklin

Müzik: Charlie Chaplin

Süre: 87 Dakika

İlgili Yazılar